Tütün: Can dost sandığım azılı düşman

Sigara öldürür

Onu, “başımda kavak yelleri eserken” tanıdım. Büyümem onu içmemle başlar. “Kötü arkadaştan iyidir” diye kendime yoldaş ettim. Tez zamanda vazgeçilmez dostum oldu. Düşmanlarına karşı onu savundum: “İyi bir yemek niçin yenir, ardından bir sigara yakılmayacaksa?”; “bir bardak çay yahut bir fincan kahvenin anlamı nedir, yanında bir sigara tellendirilmeyecekse?” dedim.

Tüm dertlerimi göklere savurdum; derin bir nefesten sonra üflediğim dumanın anaforuyla. Bazı zamanlar ise neşeyi yükledim dumana, dostlara ulaştırsın diye. Onu sevdim. Aramızdan su sızmaz oldu. Bunca yakınlığa rağmen o beni sevdi mi? Bilmiyorum…

“İyinin düşmanı çoktur” derler ya… Aleyhine kampanyalar başlattılar. İhtimal ki onu yakın zamana kadar emmiş haramilerdi bunu yapanlar. Çiğ süt emmiş kadir bilmezlerdi bekli de…

Husumetin arttığı bir dönemdi: herkese zararını anlatıyorlar; konferanslar, bildiriler, afişler, ilânlar, ilâ ahir. Onun ne menem bir şey olduğunu gösteren bir afişi de lokale asmışlar, “ sigara yavaş yavaş öldürür” öyle yazıyor afişte. Sigara içen kül yutar mı? “ bizim de acelemiz yok zaten” şeklinde not düşmüş tiryakinin biri, afişin boş kalan kısmına tükenmez kalemle…

Tütünle flörtüm pek uzun sürdü; yıllar yılları kovaladı, ömrümün önemli bir kısmında onunla birlikte olduk.

İlginizi çekebilir  Dil böyle öğrenilmez hemşehrim: Ürdün'de Arapça Dil Kursu

Kötü dost gerçek yüzünü göstermekte

Bir gün kendimi gördüm uzaktan, köşeme çekilmişim, elimde sigara. Onu içmiyorum, yiyiyorum. Biteviye öksürüyorum, hayır öksürmüyor ıslık çalıyor ciğerlerim. Oysa ıslık dudak mahreçlidir, hava ciğerden geliyor olsa da. Küçük bir bulut var etrafımda; bu, sigaranın mı dumanı, yoksa benim mi? Tütün mü yanan, yoksa ben miyim? Durum vahim mi ne? Elimde sigara, o beni avucuna almış…

Basiretim bağlanmamış ya, “ey kadim dost, gel seninle hesaplaşalım” dedim. Kendisinden şüphelenmeye başladığımı söyledim. Benim onu sevdiğimi, oysa ihanete uğramış gibi bir duygu içinde olduğumu ifade ettim. Tabii ki inkâr etti. “Ben seni ciğerlerime çektim, oysa sen beynime girdin” dedim. Sustu.

Acıdım ona. “Şimdilik affediyorum” dedim. Ancak aleyhine delil toplamaya başladım. Gazetelerden, dergilerden, kitaplardan… Şimdilik topladığım dokümanları işleme koymadım. Belki de işime gelmedi. Müptelâlık işte…

Aramızın iyi olduğu günlerden bir gün, vücudumda sigaranın sebep olduğu arazların baş göstermediği zamanlardan bir zamandı. Karşıma aldım onu:
-“seni bırakıyorum” dedim. Güldü. İnanmadı. Çok sağlıklı bir günümde olduğumu kastederek:
-“Ne zararım dokundu ki sana” dedi. Bırakacağıma ihtimal vermedi.
-“Sende Eyüp Sabrı mı var?”, “bıçak kemiğe dayanmadan bu iş olmaz”, “ sigarayı nargile, nargileyi teneşir paklar” gibi bir sürü ümit kırıcı sözler söyledi.

İlginizi çekebilir  Dünya Kupası şampiyonları ve skorer futbolcuları

Kararlıydım. Tütünü televizyonun üzerine koydum, çakmağı da yanına… Hatta yedek çakmağı da cebime koydum. İnadına yaptım bunu; her görüşümde beni tahrik etsin, buna rağmen başlamayayım diye… Hani derler ya “onu hatırlatacak şeylerden de vazgeçmelisin bırakmak için” yanında çakmak taşımamalısın, çaydan, kahveden uzak durmalısın ki onu unutasın. Denilenlerin tersini yaptım; çayı, kahveyi afiyetle içtim.

Her daim gözümün önünde, bir el uzatımı yakınımda ya! sabredemeyeceğimi, vazgeçemeyeceğimi, eninde sonunda kendisine döneceğimi sandı hınzır.

Allah selâmet versin bazı dostlar, tütün ile birlik olmuş bir an önce başlamamı bekliyorlar; kimi bırakamayışına gerekçe, bırakmış olan kimileri de yeniden başlamak için bahane arıyorlar. Aradan günler, haftalar, aylar geçti baktı ki dönmüyorum, o da ümidini kesti. Kaldırıp attım mereti.

Hani demiştim ya sen ciğerlerime değil beynime girdin diye..

Niye mi yazıyorum bunları?

Ne de olsa benim kadim dostum o. Ara sıra da olsa hatırlamakta fayda var.

Bazı günler birkaç tane yakıyorum. Gerisi gelecek diye ümitleniyor zavallı.

“Yakış o yakış gerisi gelir” kanaati nedense tütünden vazgeçenler arasında da yaygın bir kanaat. Oysa bilmiyorlar ki çoğundan vazgeçen azından daha kolay vazgeçer.

İlginizi çekebilir  Pamuk Kız

Bir de sanırım bu işin künhüne vakıf olmuşum ben: hani demiştim ya, “ben seni ciğerlerime çektim, sen benim beynime girdin”. İşin sırrı burada olmalı. Ondan vazgeçmeye beyinden başlamak gerek, sonu geliyor. “Eyüp Sabrı” da istemiyor; teneşiri beklemeye de hacet yok.

Sigara süründürür

NOT: ”Haramî ve Kadirbilmez” ifadeleri Karşı tarafı tezyif için değildir. Zinhar yanlış anlaşılmaya. Yazıda “aynıyla gerçek”ten biraz inhiraf var. Zaman konusunda hakikat biraz çarpıtıldı. Keza son paragraf bütünü ile temenniden ibaret olup, gerçeği aşağıdaki gibidir.

Son Paragraf

(Zaman geçti, devran döndü, günlerden bir gün meclisin birinde sigara gündeme geldi. Akabinde de benim ondan vazgeçme konusundaki iradem… Ayrılığı uzun süre yarı inat yarı irade götürmekteyken, inat da tümüyle iradeye tahvil olmuştu. Hoş, irade ile inadın başlayıp bittikleri sınır da biraz muğlâk ya, neyse. Sigara muhibbi dostların irademe yaptığı gönderme beni gururlandırdı. Oysa gurur zemmedilmiş bir haslet. “Ben” dedim istediğim zaman başlar istediğim zaman bırakırım. Deyiş o deyiş…)

Vesselâm


3 yorum

Kimler Neler Demiş?

3 Yorum - "Tütün: Can dost sandığım azılı düşman"

Bildir
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler

Milletin okuyacağını bilsem sigara yasaklarıyla ilgili afişlerin altına asarım bu yazıyı. Kaleminize sağlık.
Sigara da dost bildiklerimiz gibi, ikisi de eninde sonunda yarı yolda bırakıyor insanı.

Bence de güzel bir yazı olmuş. Sigara kötü arkadaşlardan biri.. Arkadaş bile değil.. Yanıbaşımızdaki düşman, düşmanlığını da biliyoruz ama yanımızdan da ayırmıyoruz. Emekliye güzel yazı için çok teşekkürler.

Sigara gerçekten çok zararlı. Üstelik bıraksan bir türlü bırakmasan bir türlü. Bırakınca alınma riski olan kilolar da cabası. Bu konuya biz de bazı yazılarımızda yer verdik, veriyoruz. Kaleminize sağlık.

wpDiscuz