SEO Nedir ve Yenir mi? Ne Kadar Önemli?

SEO nedir yenir mi diye bir soru sormuyorsanız bu yazı size göre. Yenir mi diyenler için yemekle ilgili yazılarımız yayınlanınca bakabilirler.

SEO kısaca arama motorlarına kendini sevdirmektir. Arama motoru nedir o da yenir mi diyenler için yazdığımızda yazının linki burada belirir şimdilik Google amcaya yönlendirelim.

SEO kısaltması İngilizce’deki Search Engine Optimization grubunun baş harflerinden oluşur ve Türkçe’de de bu şekilde kullanılır. Çünkü Arama Motoru Optimizasyonu olarak çevrilen Türkçesi’nin kısaltması çok cana yakın değil.

Araya not olarak düşelim, arama motoru yerine Google yazıp Google amca optimizasyonu demek daha doğru. Nedenini yazacağım.

SEO nedir: Arama Motoru Optimizasyonu

SEO: Arama Motoru Optimizasyonu

SEO nedir: Arama motorlarına kendini sevdirmek

Yukarıda yaptığımız girişi açarak SEO’yu tanımlamak gerekirse.. SEO Nedir?

Arama Motoru Optimizasyonu olarak Türkçeleştirilen SEO, aranan kelime grubunda sayfanın üst sıralara çıkması için yapılan iyileştirme çalışmalarına verilen isimdir. Site içi SEO ve site dışı SEO olmak üzere iki çalışma alanı bulunur. Kısaca, arama motorlarının gözüne girmek için yapılan çalışmaların tamamına SEO denir.

Peki arama motorlarının gözüne girmek ne demek ve niçin yapılıyor? Bu soruya genelde dükkan-cadde-popülerite üçlemesiyle cevap verilir. Eğer işlek bir caddede dükkanınız varsa çok iyi satış yapabilirsiniz. Örneğin Eminönü’nde ufacık bir dükkanın para basması gibi. Türkiye’nin eski zenginlerinin çıkışı buradan olurdu.

İstiklal Caddesi’ndeki bir dükkan ya da reklam sizi Türkiye’ye tanıtır. Bakın onedio oradaki bir binanın ön yüzünü kaplayan kocaman bir reklam asmıştı.

Peki ya dükkanınız çölün ortasındaysa ne olur? Eğer amacınız çöl kumlarına ve develere satış yapmak değilse dükkanınız yanlış yerde demektir. İşte o zaman dünyanın en iyi dükkanını da açsanız sadece oradaki insanlar tarafından bilinirsiniz. Belki en iyi dükkan olduğunuz için size özel akışlar olur ama çok sınırlı kalır.

Tüm web siteleri başlangıçta çölde açılır

Tüm web siteleri başlangıçta çölde açılır ve onları kimse bilmez. Yani arama sonuçlarında o kadar arka sayfadadır ki kimse o sayfalara gitmez.

O sayfalara gidilmediğini nereden biliyorsun diyenler için rakamları konuşturalım. Merak edenler ayrıca aşağıdaki bağlantıyı tıklayarak kendi gözleriyle de görebilir. Yapılan aramalarda ilk sayfadaki sonuçların tıklanma oranı %87 ve daha da önemlisi, ilk iki sonucun tıklanma oranı en az %50’dir ki bu rakam daha fazla olabiliyor. Yani eğer ilk sayfada değilseniz arayan kişilerin bulunan 300.000 sonuçtan birini tıklaması ihtimali %13 / 300.000. Tabii burada ikinci sayfadan itibaren sayfalar ilerledikçe olasılık daha da düşüyor.

İlginizi çekebilir  Doğal backlink alma yöntemleri

Yani çölde kalıyorsunuz ve sizin varlığınızdan sadece arama motoru haberdar. O da, şartlarımı yerine getirmezsen orada kalırsın diye inat ediyor.

Arama sonuçlarındaki tıklanma oranlarına (CTR) bu sayfadan bakabilirsiniz.

Ama bir web sitesi açıyorsanız zaman içerisinde İstiklal Caddesine, İngilizce bir site ise Manhattan’a ve Fransızca ise Şanzelize’ye dükkanınızı taşımak gibi bir hedefiniz olur. Bunu yapabilmenin ise iki yolu vardır. Birincisi, anahtar kelimelerde web sitenizin reklamını vermek ve ikincisi de sitenize SEO yapmak ya da yaptırmak.

Reklam vermek kira ödemek gibidir ve İstiklal Caddesinin kiraları 10-20 lira değil. SEO ise dükkanı satın almak gibidir. Çok afaki bir durum olmadıkça dükkan sizindir. İstediğinizi yaparsınız, size ve ailenize bakar o.

10 tane çok ciddi aranan kelimede ilk sırada olan bir web sitesi sahibinin sağlam bir geliri var demektir. Örneğin Wikipedia reklam yayınlıyor olsaydı milyar dolarlık gelire ulaşırdı zannımca.

Google amcanın önemi

Google dışında arama motoru kullanan varsa parmak kaldırsın. Ben geçen gün başka birinde arama yaptım da alakasız sonuçları önüme getirdi. Ama çok gerilerdeki siteleri bulmak, cevherleri (!) keşfetmek isteyenler varsa diğerlerini deneyebilir.

Arama motoru işi çok ciddi bir iştir. Arayan kişinin gerçekten ulaşmak isteyeceği sonuçları çeşitli kriterleri değerlendirerek önüne bir sırayla getireceksiniz ve bunu milisaniyelerle ölçülen bir zamanda milyarca web sayfasından seçerek yapacaksınız. Kolay değil.

İşte bu yüzden de AltaVista gibi niceleri silindi, Yahoo gibi niceleri de kullanılmaz oldu. Bing ve Yandex gibilerse çırpınıyor.

Bence birilerinin geneli bırakarak niş aramaya yönelmesi ve bunu da Google amcanın indeksleyebileceği şekilde yapması gerekiyor.

Tüm dünyada Google amcanın kullanılma oranı (2016, Ekim) mobilde %96 ve masaüstünde %73 ki bunun Türkiye’de daha fazla olduğunu düşünüyorum. Demek ki arama motoru optimizasyonu değil Google Optimizasyonu yapılıyor.

Google ya da arama motoru optimizasyonuna giriş

SEO, White Hat Seo ve Black Hat Seo olmak üzere ikiye ayrılır. Birincisi doğal yöntemler bütünüdür. İkincisi ise spame dayalı illegal yöntemleri ifade eder.

Öncelikle her SEO’cunun yaptığı öneriyi hatırlatmakla başlayayım. Black Hat Seo ve Spam kesinlikle arama motoru optimizasyonunun baş düşmanıdır. Geçici sağladığı faydalar olsa da kısa bir süre sonra sizi çölün derinliklerine gönderebilir. Onun için spamden uzak durmalı ve herşeyi doğal yapmalı. Hiç bir zaman temel hedef arama motorları olmamalı.

Yani bu şu demek: Bizler insanlara faydalı olmak için web siteleri hazırlıyoruz ancak bunların onlar tarafından bulunabilmesi için de SEO yapıyoruz. İnsanlar bizi bulduklarında mutlu olacakları, faydalanacakları bir siteyle karşılaşacak. Bundan eminiz. Çölde olduğumuz için bulamıyorlar. Biz ise buradan çıkmaya çalışıyoruz. Tabii ki bir çölden çıkmak 3-5 aylık iş değil. Yani ciddi bir bütçeniz yoksa zaman içerisinde ziyaretçi çekersiniz. Bu da süreklilik gerektiriyor.

İlginizi çekebilir  Bu hafta blog yazarlarından ne öğrendim? episode 2

Ben spam yaparım diyenler ise karşılarında dünyanın en zeki insanlarından oluşan ve spame karşı yıllardır yeni yöntemler geliştiren başlarında da spam canavarı Matt Cutts gibi bir başka dahinin olduğunu bilmeli. Google amca 1998 yılında kurulduğundan beri arama kalitesini yükseltmek için milyonlarca dolar ve Google’ın binlerce çalışanı da milyonlarca saat mesai harcadı ve harcamaya devam ediyor. Onların unuttukları bizim öğrendiklerimizden fazla. Yine de tercih kişilere ait. Geçelim.

SEO iki temel üzerine oturur: Site İçi SEO ve Site Dışı SEO. Bu iki kavramın özeti ise sırasıyla içerik kalitesi ve backlink.

Site içi SEO

On Page SEO denilen site içi seo tamamen sitenizde yapılan bir takım düzenlemeleri ifade ediyor. Site içi SEO’nun birçok alt konusu var. Ama en önemli ikisi başlık ve içerik kalitesi.

Başlıklar önemli

Yazdığınız konuyla ilgili olan en önemli anahtar kelimenin mutlaka başlıkta bulunması gerekiyor. Hatta mümkünse bunun başlığın başında olmasında fayda var.

Bir de Google amcayı değil ama ziyaretçiyi etkilemek için başlığı biraz da ilgi çekici kılmak lazım.

Başlıkla ilgili en can alıcı nokta ise anahtar kelimenin aranma oranı.

Örnekle bunu açıp diğer kavramlara geçelim. “dünyada bulunan en büyük yılan” ile ilgili bir yazı yazdığınızı farzedelim. Eğer siteniz kendini yılana adayan niş bir siteyse konuyla ilgili en çok aranan kelimelerden biri olan “dünyanın en büyük yılanı” kelime grubunu başlıkta bulunduğu bir yazınızın mutlaka olması gerekiyor çünkü aylık aranması çok fazla. Ama siz kalkıp da daha az aranmalı “en büyük yılan” şeklinde başlık açarsanız dünyanın kelimesinin getireceği potansiyel binlerce kişiden olabilirsiniz. İlk üç sırada olmanız imkansıza yakın da belki ilk sayfaya çıkabilirsiniz.

Ben bunu birkaç blog yazısında denedim ve sadece başlığı değiştirerek beşinci sıradan birinciliğe, üçüncü sayfadan ise ilk sayfaya geldim.

Diğer taraftan ise eğer niş bir site değilseniz, adı sanı olan orta/büyük bir site değilseniz veya böyle bir hedefiniz yoksa, konuyla ilgili en çok aramanın yapıldığı kelimeye yüklenmek sizin için doğru strateji olmayabilir. Çünkü çok aranan kelimelerin rekabeti de yüksek olduğu için ilk sayfayı görmeniz bile kolay olmaz. Bunun yerine, daha az aranan ama düşük rekabeti olan bir kelime grubu seçip yazıyı bunun üstüne kurmak akıllıca olabilir: “dünyanın en uzun yılanı” veya “dünyanın en korkunç dev yılanı” gibi.

İlginizi çekebilir  Bu hafta blog yazarlarından ne öğrendim? episode 1

Aranma sayılarına nereden baktığımı merak edenler varsa google adwords hesabı olanlar anahtar kelime planlayıcı sayfasında buna bakabilir. Adwords hesabınız yoksa açmak zor değil.

İçerik kalitesi

İçerik kalitesi de büyük ölçüde hedeflediğiniz kitlenin kalite anlayışına endeksli bir kavram. “Ölmeden önce görmeniz gereken 10 muhteşem şehir” başlıklı bir yazıya akademik üslupla şehirlerin kuruluşundan girer, anatomik, epidemik ve jeolojik yapılarından çıkarsanız, sitenizin ziyaretçileri de sizden çıkar muhtemelen.

Yani yazılarınızı, çekmeyi planladığınız potansiyel hedef kitleye göre yazarak kaliteli hale getirebilirsiniz.

İçeriğinizi potansiyel ziyaretçiye göre hazırlarken de yazıda anahtar kelimeleri bunları tamamlayan diğer anahtar kelimeleri geçirmeniz gerektiği söylenir.

Site dışı SEO

Site dışı SEO, backlink oluşturma stratejisi olarak da bilinir. Backlink ise diğer sitelerden sitenize yapılan yönlendirmelerdir. Google gözünde backlink alan siteler popülerdir ve popüler siteler kalitelidir daha doğrusu insanlar için faydalıdır. Ve kaliteli siteler (faydalı siteler) üst sıralarda gösterilmelidir. Bu mantıkla hareket edildiğinde ise backlink almak en önemli SEO araçlarından biri haline geldi.

Web sitesini ön sıralarda göstermek isteyenler de “backlink kasarak” Google’ın gözüne girmeye çalışıyor. Google amcaya: “bak ben popülerim, beni üst sıraya çıkar” diyorlar. Bunu da ücretli ya da ücretsiz backlink alarak, çöp sitelerde ve sayfada 3-5 linkleri olacak şekilde yazı yayınlayarak yapıyorlar. Backlink oluşturmak ise bir stratejidir. Çöp siteleri arama sonuçlarında geriye atmaya çalışan Google, çöp sitelerden gelen backlinkeri kaale alır mı? Almaz. Faydası olmadığı gibi link veren site sahibine büyük olasılıkla zarar verir bu yaklaşım. Yukarıda bahsettiğim “spam” bu ve bunun gibi çalışmalara deniyor zaten.

Herhangi bir SEO şirketiyle çalışacak bütçesi olmayan, SEO konusunda da bilgisi olmayanlar için doğal backlink yöntemleri yazımda ilk etapta uygulanabilecek backlink stratejisinden bahsettim.

ve SEO’nun derinlikleri

İşte bu konuda size yardımcı olmam kolay değil çünkü işin uzmanı değilim. Ancak yönlendirmeler yaparak işin uzmanlarına ulaşmanızı sağlarım. Eğer bu konuyu öğrenmek için kararlıysanız yönlendireceğim sayfalar işinize yarayabilir. Başka bir yazıda ya da bu yazının devamı hazırlandığında linkleri bulabilirsiniz.

Herkese iyi çalışmalar.


6 yorum ,

Kimler Neler Demiş?

6 Yorum - "SEO Nedir ve Yenir mi? Ne Kadar Önemli?"

Bildir
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler

Konuyu çok güzel ve detaylı bir şekilde açıklamışsınız, özellikle ede yeni başlayan arkadaşlar için çok faydalı olabilecek bir yazı.
Elinize sağlık.

Biraz SEO ile ilgilenen bir blog yazarı için gayet iyi bir makale olmuş : ) İleri düzeyde bir kavrayış ve güzel bir üslupla yazılmış… Seo’nun, yemek menüsü gibi backlink paketlerinden ya da anlamsız tanıtım yazıları yayınlatıp link almaktan farklı, stratejik bir konu olduğunu anlamayanların da okuması dileğiyle…

İnternetten indirilen görselleri yeniden kullanmak SEO için bir dezavantaj mıdır? Evet biraz araklamak oluyor ama benim gibi amatörler için sitenin tasarımına uygun nitelikte görseli hazırlamak mümkün olmadığı için bu yönteme başvurabiliyorum. Biraz bu yüzden soruyorum.

wpDiscuz