Bu hafta blog yazarlarından ne öğrendim? episode 2

Blog yazarları, ilgi çekici, bazen hüzünlü bazen de gerçeğin soğuk yüzünü gösteren sıcak paylaşımlarına devam ederken ben de okuduğum bazı yazıları buraya not ediyorum.

Yazı gecikmeli yayınlandığı için eski yazıları çokça görebilirsiniz. Ama büyük bölümünde güncellik derdi olmayan bu yazılar, 20 sene sonra bile zevkle ya da hüzünle okunabilir.

Fakirleri değil zenginleri doyuramıyoruz

Sefalet ve yoksulluğun bina yüzeyine yansıması

Çok uzak olmayan bir zamanda yazmaya başlayan Çıplak Yazar, aynı isimli blogunda hikaye tadında paylaşımlar yapıyor. Bunlardan biri de paylaşmak üzerine.. Paylaşmayı anlatan yazısı etkileyici, yazıda geçen “Kırıntı” isimli kısa film ise oldukça çarpıcı. Kısa filmde fakir bir baba ve oğlunu izliyoruz. Çocuk masumiyetinin paylaşmaya olan yaklaşımını farkettiğinizde, ürpermemek elde değil.

Yazıya yapılan yorumlarda geçen ve kime ait olduğunu bilmediğim bir söz de şöyle der: tüm açlığın ve sefaletin sebebi “fakirleri değil zenginleri doyuramadığımız” için. Dünyanın vahşi olan herşeyini özetleyen bir söz. Kefenden başka yanımıza hiç bir şey alamadan ayrılacağımız bu dünya için başkalarına zarar verme pahasına hırslanmanın basitliğini görebilen “hiç”lerin ulaştığı sonsuzluğu farkedebilmek dileğiyle.

“Paylaşım” üzerine çekilen “Özçekim” isimli ve sosyal medya kullanıcısı olan herkese çarpan bir başka kısa film de Merhaba Asosyal Dünya diyen bir takipçimiz tarafından yorumlarda paylaşılmıştı. O film için de youtube’daki şu linke tıklayabilirsiniz. Sosyal medyadaki paylaşımlarımız; gerçek hayattaki paylaşmaktan oldukça kopmuş olabilir.

İlginizi çekebilir  SEO Nedir ve Yenir mi? Ne Kadar Önemli?

Blog yazarları çalıştayı

Türk blog dünyasının eskilerinden olan Evren, e-vren günlüğü adındaki blogunda 2016 yılı Aralık ayı içinde yapılması planlanan “Blog Yazarları Çalıştayı” fikrini paylaşmış. Çalıştay gibi sıkıcı bir isimle keyifli birkaç saat geçirmek isteyen blog yazarlarını bekliyor. Ayrıca şimdiden bir ana tema belirlenmesi için görüşlerinizi bekliyor. Evren’in yazısında geçen linki tıklayarak görüşlerimizi yazmanın katkısı olacaktır.

e-vren günlüğü içinde bir bölüm var ki mümkün olduğunca takipçisiyim. Blog dünyasından haberdar olmak, onun ilgisine takılan internetteki gelişmeleri kısa kısa okumak isterseniz Evren’in internet günlüklerini de okumanızı tavsiye ederim. Bu bölümden ve diğer bloglardaki benzer bölümlerden belki başka bir yazıda daha detaylı bahsetme imkanım olur.

Blog Sözlük açıldı, sene-i devriyesine de az kaldı

Kelimeler Benim ve Usluer’i okurken öğrendiğim ancak yakın zamanda üye olduğum blog sözlük birkaç ay sonra bir yaşına giriyor. Ülkemizdeki bilimum sözlüklerden farklı olarak üye kitlesi blog yazarlarından oluşuyor-du. Sonra blog okurları da dahil edildi. Şimdi ise bildiğim kadarıyla herkese açık. Başvurarak davetiye kodu talep edebiliyorsunuz.

İlginizi çekebilir  Dünyanın en büyük adası Grönland ve diğer adalar

Ülkemizdeki en taze sözlüklerden biri olan blog sözlükte, yazar kalitesi ve yazıların okunurluğu oldukça iyi. Ekşi, Uludağ ya da instela ile kapışmasını beklemediğim ve asında istemediğim BlogSözlük’ün, butik kalmayı başararak etkili olması halinde, üç büyüklerle birlikte anılması mümkün olabilir.

Blog yazıyorum da ne oluyor?

Bu sene 6. yılını dolduran mutlueller, blog mimlerinden birine (davet edilmediği halde :)) katılarak, blog yazmayla ilgili bir kaç soruyu cevaplamış. Blog yazdığından çevresine artık eskisi kadar bahsetmediğini zaten çok da ilgilenmediklerini söylüyor. Blog yazarlarının genelinde gördüğüm bir cevap bu. Belki de normal olan da budur. Buna rağmen ailesinden iki kişi de blog yazarı.

Sanal alemde gerçekleşen blog yazarlığının kendisine arkadaşlıklar kazandırdığını da söylüyor. Ortak ilgi alanları olan, saatlerce sıkılmadan konuşabildiği türden.. Bu oldukça değerli bir kazanım olsa gerek. Ben de özelikle yazılıma ilgi duyan bir çevreyle bu vesileyle tanışmak isterim açıkçası. Kodlar (kargacık burgacık yazılar) hayatımızı her alanda şekillendirmeye başladı.

Blog yazarlarının daha özenli yazmaları, okuyucularına karşı bu anlamda sorumlu davranmaları gerektiğini de düşünüyor. Mutlu Eller’in soruları samimiyetle cevapladığı yazısının tamamı burada: Blog Yazıyorum da ne Oluyor?

İlginizi çekebilir  Türkiye'nin en değerli şirketleri: 2016 listesi

Biraz Da Sohbet Edelim

Bunu ben demiyorum, Gönülden Dile isimli blogunda kelimelerle dans eden, eski Türkçe öğretmeni Zafer Bey diyor: Biraz Da Sohbet Edelim

“Belki kendimden en çok bahsettiğim yazım bu” diyor ve bundan da memnun olduğunu anlıyorum. Türkçe’ye ve aslında yazmaya olan sevdasının başlangıcını, neden yazı yazdığını ve blog yazarlarının belki de en çok beklediği şeyin yorum olduğunu ifade etmiş, o kendine has üslubuyla.

Kitap okumaya vakit bulamıyorum (!) diyen ama edebiyata meraklı olanların severek takip edebileceği hikayeler; hikayeleştirdiği konuları bulabilecekleri bir yer burası. Kitap okumak koca ciltli görüntüsüyle insanı korkutabilir belki ama buraya üç-beş dakika ayırarak hocamızın bir yazısını okumak, göze çok gelmeyecektir. Yazının türüne göre hüzünle de huzurla da sevinçle de ayrılabilirsiniz blogdan. Duygunuz ne olursa olsun size edebiyat zevki yaşatacağından emin olabilirsiniz.


4 yorum

Kimler Neler Demiş?

7 Yorum - "Bu hafta blog yazarlarından ne öğrendim? episode 2"

Bildir
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Yazınızda bloğuma yer verdiğiniz ve değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Minibüslerde “Arka koltuğu beşleyelelim!” diye seslenirdi eskiden kaptanlar. Blog dünyasında kendimi dört kişilik koltukta kendine yer bulmaya çalışan ayaktaki ve beşinci kişi olarak düşünüyordum. Fakat sizin gibi değerli blog yazarı arkadaşların zaten yer açmaya yeterince gönüllü olduğunu fark ettim. Blogsözlük’te de hissettiğim bu sıcak ve yardımsever ortam beni mutlu ediyor. Takip ettiğim bloglara da olabildiğince yorum yapmaya, insanları teşvik etmeye çalışıyorum. Kelimelerle kurulan arkadaşlıkların “kirlenmiş dünya”nın çıkarlara dayalı dostluklarından daha değerli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca hoşunuza giden yazıları, blogları okuyucularla paylaşmanız bizlerin de yeni keşifler yapmasına olanak sağlıyor. Tekrar teşekkürler.… Read more »

[…] yine yazılarını takip ettiğim optamin.com‘da son yazısında bloğuma yer veren ve oldukça güzel ifadeler kullanan Optamin’e de buradan teşekkür […]

“Bu hafta blog yazarlarından ne öğrendim?” serisini gittikçe daha çok beğeniyorum. Yok canım, bu hafta benim de listede olmamla ilgisi yok:)) Teşekkür etmiş miydim?
Evren`in düzenlediği çalıştaya geçen yıl davetliydim, gidemedim. Bu yıl yine tarih uymadı bana ne yazık ki. Yoksa karşılaşırdık oralarda:)
Blog Sözlük aklıma olsun, en kısa zamanda ilgileneceğim.

[…] Optamin, ‘Bu hafta blog yazarlarından ne öğrendim?’ başlıklı güzel bir seriye başlamıştı; ilk bölümden sonra epey bir ara verse de serinin ikincisini yayımladı. İşte “gerçeğin soğuk yüzünü gösteren sıcak paylaşımlar“ […]

[…] Sezer İltekin‘in ‘Bu hafta ne öğrendim?‘ serisi; optamin.com‘daki ‘Bu hafta blog yazarlarından ne öğrendim?‘ serisi; Mustafa Alnıak‘ın ‘Pazar yazıları‘ serisi ile Hikmet […]

wpDiscuz