Hayata başlıyorum: Hilmi Dayı

Bir girişimcinin anılarına Hilmi Dayı serisinin ilk yazısıyla başlıyoruz.


Hayata başlıyorum: bisiklet hayali

İlkokul 3. sınıfı yeni bitirmiştim. Önümde 3 ay gibi uzun bir yaz tatili vardı. Bu koskoca yaz tatilini nasıl değerlendirecektim? Daha doğrusu nasıl geçirecektim?

Enerji dolu hareketli bir yapım vardı. Bugünkü deyimle hiperaktif bir çocuktum.

Küçük bir kasabada yaşıyordum, doğum yerim burası değildi. Babamın işi dolayısıyla buraya yerleşmiştik.

Diğer arkadaşlarımın ailelerinin kasaba dışında bağ ve bahçeleri vardı. Arkadaşlarım yaz tatilini büyük kısmını bağ ve bahçelerinde, bağ evinde geçirirlerdi.

Bazen çok yakın bir arkadaşım beni bir günlüğüne bağlarına götürürdü.

Sıcak yaz gecelerini ağustos böceklerinin ve yaz kuşlarının sesleri ve cıvıltıları içinde, çeşit çeşit bitkilerin serinliğinde geçirmenin tadını halen hissederim.

Bazı arkadaşlarım tatillerini babalarının iş yerlerinde çalışarak geçirirlerdi. Bizim ne bağımız bahçemiz vardı ne de babamın bana uygun bir iş yeri..

Bu bakımdan diğer arkadaşlarımın imkanlarının özentisi içinde, yaz tatilimi  nasıl geçireceğimi düşünüyordum.

Ailemin ekonomisi zayıftı. 8 kardeştik. Yıllar sonra 2 çocuğum olduğu zaman 8 çocuklu bir ailenin ekonomisinin niçin zayıf olduğunu daha iyi anlamıştım.

İlginizi çekebilir  Turkcell Superonline'a samimi teşekkürümdür

Kasabamıza yakın bir kaplıca vardı ama tatile gidemiyorduk.

Çocukça arzularım vardı. Mesela bisiklet istiyordum. Bir bisiklete sahip olmak dünyalar kadar değerliydi. Ama babamın bana bisiklet alacak imkanı yoktu. Bisiklet isteğimi gündeme getiremezdim. O halde kendim para kazanıp bisiklet almalıydım.

Ama nerede ve nasıl iş bulacaktım? 9 yaşındaydım. Bir meslek sahibi olacak yaşta değildim. O halde bir iş bulmam zordu. Bir bisiklete sahip olmak uzak bir hayaldi. Bu umutsuzluk içinde, bisiklet sahibi olma isteğim zayıflıyordu. Bir süre sonra bisikleti unutuyordum.


Yorum yapılmamış

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
wpDiscuz